Archive for Aralık, 2017

31

candemir19 Aralık 2017

GIDA LABORATUVARLARIMIZIN GELECEĞİ (*)

gida_ambalaj_laboratuvari

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın mevcut laboratuvar yönetmeliği ile kuruluş ve çalışma izni alınarak kurulan ve de çoğunluğu akredite olan özel gıda laboratuvarlarımızın sayısı gün geçtikçe hızla artmaktadır. Bu artışa rağmen günlük numune analiz kapasitelerinin tam olarak kullanımı, ortalama %30’ları geçmediğini tahmin etmekteyim. Bu durumun gıda laboratuvarlarımızın geleceğini ve sürdürülebilirliğini tehlikeye sokmakta olduğu hepimizce malumdur. Son günlerde yaşadığımız olumsuzluklar ile Ülke genelindeki ekonomik sıkıntıların getirdiği ticari kaygıların yansıması ile analiz kapasitesinin tam olarak kullanılmamasını birlikte değerlendirdiğimizde öncelikle gıda laboratuvarlarının çoğunda yönetmelik gereği zorunlu istihdamın dışındaki ihtiyaç duyulan personelin tedbiren işten çıkarılma sayısında artış olduğunu gözlemlemekteyiz.

Gıda ve ham madde ihracat ile ithalatının azalması sonucunda bu ürünlerden özellikle yurtiçine girişlerinde başta GDO olmak üzere kontrol analizlerinin yapılması için, Bakanlık gıda kontrol laboratuvarlarının analiz kapasite fazlası numunelerin, laboratuvar sayısının artışına bağlı olarak, Özel gıda kontrol laboratuvarlarına gönderilme dağılımında da çok büyük bir azalma olduğu, bununla birlikte yurt içi girişlerinde piyasa tabiriyle kaşe yani sadece fiziki kontrol yapılmasının yeterli olması ile laboratuvar analizinin yapılmasına gerek duyulmadan ürünlerin giriş izni verildiği gerçeği de gündemdedir.

Yukarıda bahsettiğim sıkıntılara ilave olarak, kamu otoritesi; Bakanlık gıda kontrol laboratuvarı ile Bakanlığın yetkilendirdiği Özel gıda kontrol laboratuvarının ihracat ve ithalat numunelerine ait analizlerin sonuçlarını kabul ederek verilen rapor üzerinden işlem yapıldığını, ancak aynı laboratuvarların özel istek analizlerine ait raporları değerlendirmeye almayarak tanıma noktasında işlem yapmadığı bir gerçektir. İkilem olarak düşündüğümüz bu gözleme, birde özel istek raporlarının değerlendirmeye alınmamasına rağmen özel istek analiz sonuçlarının GDO’yu kapsayacak şekilde olumsuz olanları anlık veya aylık periyotlarda, sayısal verileri ile numune sahibinin kişisel kimlik, adres vb. bilgileri bir genelge ile GKGM’lüğüne bildirilmesi istenmektedir. Bu durum ithalatta yurtiçine girişte kontrol analizi yapılmayan ürünlerin örneklemeye bağlı olarak özel istek analizleri sonucunda ve de tüketicinin bilmeden tüketmesi sonrasında yakalanması mı hedeflenmektedir sorusunu sormadan geçemeyeceğim.

Hep yapıcı eleştirilerimin yanında gücümün yettiği kadarıyla yaşadığımız bu süreci öneri içerikli makale, röportaj ve Bakanlığa sunduğum proje dosyalarımın varlığı ilgili taraflarca bilinmektedir. Bu konuda da acil çözüm önerilerimi ana başlıklar altında sıralamam gerektiğinde;

İlk olarak belirtmeliyim ki, Bakanlık gıda kontrol laboratuvarları ile özel gıda kontrol laboratuvarlarının fiyat listesi birlikteliği dahil, kuruluşu ve işlev yönünden aynı mevzuata tabi olması, yine aynı mevzuat gereği yetkin ve deneyimli personelin istihdam edildiği gerçeği ile konuya yaklaştığımızda özel gıda kontrol laboratuvarlarının MÜLKİYETİ ÖZEL, ancak raporlama ve sonuçları yönünden KAMU YETKİNLİĞİ aynı olan laboratuvarlar olduğunu bütün paydaşlarca bildiğimiz gerçeğinin bir kez daha altını çizerek belirtmek istedim.

İkinci olarak ise Bakanlık web sitesinde 31.08.2016 tarihli kamuoyu duyurusu ile en son açıklanan uygunsuz olarak belirlenen 355 parti ürüne ait analiz sonuçlarının İFŞA edilmesinin yeterince çözüm getirmediği ve 2012 den günümüze olumsuzlukların sayısal olarak gittikçe arttığı tespitlerimle birlikte, açıklanan sonuçların içeriğini değerlendirdiğimizde tüketici sağlığı yönünden çok vahim bir tablo ile karşı karşıya kaldığımızı görmekteyiz.

Tüketici sağlığının öncelikli olarak güvence altına alacak şekilde hazırladığım ve Bakanlığa sunduğum ve ilgili bürokratlarca ön kabul gören “SAĞLIKLI GIDA ÜRETİM VE TÜKETİM PROJESİ” (www.candemir.name.tr) ’nde detaylı olarak belirttiğim üzere özel gıda kontrol laboratuvarlarının analiz kapasitelerinin tam olarak kullanılarak verimliliğinin arttırılması ve de sürdürülebilirliğinin sağlanması için gelişmiş ülkelerde olduğu üzere otokontrol sistemine analiz bazında katılımlarının sağlanması gerekmektedir.

Donanım, ekipman ve hatta sarf malzemeleri dahil, çoğunluğu ithal ürünlerle dövizle kurulan ve maliyeti yüksek olan, bilim yuvası olarak adlandırdığımız Özel gıda kontrol laboratuvarlarının istihdama katkısı da değerlendirilerek, bir notere uygulanan disiplinin aynısı sağlayacak yönetmelik düzenlemeleriyle güven en üst düzeyde çıkarılmalıdır.

Ayrıca zaman içinde kamu otoritesinin yönlendirmesi ile birlikte her türlü analizi yapan çok geniş parametrelere sahip laboratuvarlar yerine, önümüzdeki günlerde talebe göre belirlenecek temel analizlerin haricinde bir veya iki konuda Özel gıda kontrol ihtisas laboratuvarlarının oluşturulması öngörümü de tavsiye olarak belirtmek isterim. Saygılarımla,

Dr. Can DEMİR
Veteriner Hekim

(*): Gıda Teknolojisi Dergisi, Ekim  2016 – Yıl:20 – Sayı:5 – Sayfa:71

31

candemir5 Aralık 2017

KÂİNATIN SAHİBİ, YARALI MARTIYA DOKTORUNU GÖNDERDİ

martilar_orjinal_cd_cekim (3)(Fotoğraf çekim; C.DEMİR)

        Sürekli gittiğimiz bir yer olan Fenerbahçe’deki bir sosyal tesise, geçtiğimiz Pazar günü İlahiyatçı bir ağabeyimle kahvaltı yapmaya gittik. Kahvaltı bitimine doğru yemediğimiz salamları bir peçeteye koyup her zamanki gibi kedilere vermeye niyetinde sahile doğru yürüdük. Bütün samimiyetimle belirteyim ki her zaman kedi kaynayan o bölge de salamları ikram edecek bir kedi dahi bulamadık.

Sahile doğru yöneldiğimizde salamları martılara verelim istedim. Martılar sosyal tesisin hemen yanındaki askeri alana yaklaşmış duvar dibinde toplanmışlardı. Ben ısrarla o bölgeye gitmek istediğimde yanımdaki ağabeyim askeri bölgeye fazla yaklaşmamı öbür tarafa gidip orada martı mı yok dedi. Ben nedendir bilmem burada topluluk güzelce bekliyor diye askeri bölgeye geçmeyeceğimiz için gidelim dedim. Martılara yaklaştıkça bir martının etrafında toplanmış çok sayıda martı olduğunu gördüm. Fakat o bir tanesi sanırım ayağını bir şey takılmış olsa ki kalkıp kalkıp iniyor, uçamıyordu. Uzaktan bakınca net anlaşılmadığından önce sakız gibi bir yapışkan madde ayağına dolanmış olacağını düşündüm. Fakat yanına vardığımızda 10-12 cm büyüklüğünde sert mikadan yapılmış ve birazda ağırca balık görünümlü bir parçaya bağlı üç kancalı balık oltasının kancaları martının ayak perdelerine battığını gördüm. Balık kancasının ucundaki uzunca misina sahildeki kayalara dolanmış vaziyetteydi. Martıyı yakaladım, yanımdaki ağabeyime tarif ettiğim şekilde tutmasını istedim. Zorlamadan martının ayağından kancaları çıkardım. Parmağında ve ayağında kırık ve başka bir problem olmadığını görünce martıyı bıraktım. Deniz üzerinde ve ufuktaki derinliklere doğru uçarak kayboldu. Sanırım arkadaşlarının yanına gitti.

Yanımdaki ağabeyim mesleği gereği yaşadığımız bu olayı yorumladı ve “Kâinatın sahibi yaralı martıya doktorunu gönderdi” dedi. Bu hafta aynı yere gittiğimizde ortalık kediden geçilmiyordu… Sizlerle paylaşmak istedim.

Vet. Hekim Dr. Can DEMİR