Archive for Ağustos, 2016

34

candemir19 Ağustos 2016

SEBZE/ MEYVELERDE CEZA YERİNE, TÜKETİCİ SAĞLIĞI ÖNCELİKLİ DENETİM OLMALI!

sebze1

     Gelişmiş ülkelerde gıdanın üretiminden tüketimine (çiftlikten sofraya) kadar olan zincirde olabilecek çeşitli risklerin yönetilmesi için günün ihtiyaçlarına yönelik geliştirilen Gıda Emniyeti, Gıda Güvenliği ve Gıda Güvenilirliği uygulamaları yaygın olarak sistem dahilinde uygulanmaktadır.

     Ülkemizde bu konu AB normlarına uygun bir yaklaşım ile hazırlandığını değerlendirdiğimiz 5957 sayılı ‘’SEBZE VE MEYVELER İLE YETERLİ ARZ VE TALEP DERİNLİĞİ BULUNAN DİĞER MALLARIN TİCARETİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN’’ ve devamında çıkarılan yönetmelik, tebliğ vb. mevzuat düzenlemesi uygulamalarına geçilmiştir. Bu kanun ile sebze ve meyveler ile arz ve talep derinliğine göre belirlenecek diğer malların ticaretinin kaliteli, standartlara ve gıda güvenilirliğine uygun olarak serbest rekabet şartları içinde yapılmasını, malların etkin şekilde tedarikini, dağıtımını ve satışını, üretici ve özellikle tüketicilerin hak ve menfaatlerinin korunmasını, cezai uygulamaların ikinci planda değerlendirilmesi ile ilgili meslek mensuplarının faaliyetlerinin düzenlenmesini, toptancı halleri ile pazar yerlerinin modern bir sisteme kavuşturulmasını ve işletilmesini sağlamak amaçlandığı bilinmektedir.

     5957 sayılı kanunun devamı olarak 04.08.2016 tarih ve 29791 sayılı resmi gazetede yayınlanan ‘’KONTROL VE DENETİM NOKTALARININ KURULMASINA VE İŞLETİLMESİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA TEBLİĞ’’ incelendiğinde tüketici sağlığının ve gıda kontrol laboratuvarlarınca analizlerin yapılması gerektiği net olarak belirtilmediği görülmektedir.

     Ülkemizin sebze ve meyve üretimi yaklaşık 50 milyon ton civarında olup, bu ürünler ülke genelindeki 179 adet sebze ve meyve hali tarafından alımı ve satımı yapıldığı belirtilmektedir. 2015 yılında yaklaşık 3.32 milyon ton ve 2.84 milyar dolar ihracat değeri gerçekleşmiştir. Haller faaliyet gösteren işletme sayısına göre küçük (30-100 işletme ), orta (101-250 işletme) ve büyük (251 üzeri işletme olmak üzere sınıflandırılmış, orta ve büyük hallere Gıda Kontrol Laboratuvarı ile soğuk hava deposu ve tasnifleme , ambalajlama tesisleri zorunluluğu getirilmiştir. Yine bu mallara malların üretim yerini, cinsini, miktarını, hangi üretici ve işletmeye ait olduğunu, varsa sertifika bilgilerini ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca uygun görülecek diğer hususları (yöresel ürün bilgisi vb.)  ihtiva eden barkod etiketi / künye belgesi uygulanması düzenlenmiştir (her iki bakanlığın etiketleme adının müşterek bir isimlendirme ile belirlenmesi uygun olacaktır). Burada sebze ve meyveyi ticari bir ürün olarak değerlendirip üretici, komisyoncu/tüccar ve satıcıların yaptıkları işlemleri bir kayıt sistemine bildirim yapmaları zorunluluğu getirilmiştir.  Bu altyapı ile aslında sektöre üretimden tüketime kadar nihai tüketicinin öncelikle sağlığını içeren bir denetim ve izlenebilirlik sistemi  amaçlanmalıdır.

sebze2

     Günümüz koşullarında çiftlikten sofraya denilen bu tedarik zincirinin çeşitli teknolojiler ve teknik sistemler uygulanmak suretiyle tüketiciye sadece güvenli gıdanın ulaşmasını temin edilmektedir. “Ürün Kimliklendirme Suretiyle İzlenebilirlik” olarak tanımlanan bu akıllı ve elektronik sistemler tüketimden önce olası problemlerin önüne geçerek tüketici sağlığını koruma esaslı denetim kapasitesini arttırmakta ve mali yönden de kayıtdışı faaliyetlerini önleyeceği değerlendirilmektedir. Bahse konu kimliklendirme için kullanılacak akıllı ve elektronik sistemler ile ekipmanların üretici seviyesinde tedarik edilebilmesi; FAO veya AB hibeleri projelendirme ile ulusal veya uluslararası desteklerle sağlanmalıdır.

     Bu amaçla yukarıda bahsi geçen izlenebilirlik sistemine ürünlerin yurtdışına ihraç edilen ürünlerde olduğu gibi yurtiçinde de yerinden/tarladan alınacak numunelerin, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca yetkilendirilen ve akredite Gıda Kontrol Laboratuvarları’nda analiz (doğrulanması) uygulaması yapılmasının gerçekçi olacağından 04.08.2016 tarih ve 29791 sayılı  tebliğe eklenmesi gereklidir. Bu kontroller sıklığı periyodik olmalı ve/veya sevkedilen ürün miktarına bağlı olarak örnekleme metodu ile belirlenmelidir.

     Gıda Kontrol Laboratuvarları’nda analizlerle doğrulama uygulaması ile sebze ve meyvelerin GDO’lu üretim olmadığı, raf ömürlerinin uzaması için dış yüzeylerin parafinlenmediği gibi vb. bilgilere rahatlıkla ulaşalıcak olması tüketicilerin kimliklendirme sistemine olan ilgilerini ve güvenlerini arttıracak ve aynı zamanda mobil veya Internet ortamından diğer tüm bilgilere tüketiciler tarafından erişimin sağlanması ile devletin önceliği, toplum sağlığını korumadaki sorumluluğunu daha etkin olarak yerine getirmesini sağlayacaktır.

Dr. Can DEMİR
Veteriner Hekim

bıçak_1
34

candemir15 Ağustos 2016

KURBANDA, ÖLÜME NEDEN OLABİLECEK ÇAPRAZ BULAŞMAYA DİKKAT

Her yıl olduğu gibi kurban bayramı yaklaşınca, kurban kesiminde ve sonrasında dikkat edilecek hususlar, çeşitli kişi ve kuruluşlarca dile getirilmektedir. Bu açıklamalar neticesinde geçen on yıllık süreçte yerel yönetimler başta olmak üzere, açıklanan hususlara kurban kesiminde dikkat edilme oranı gün geçtikçe yükselmektedir. Önemli bir ayrıntıya dikkat çekmek ve özellikle kendi imkanlarıyla kurbanını kesmek ve/veya kesim sonrası parçalamak, değerlendirmek isteyen tüketicileri, bıçaklar ile kıyma makinaları başta olmak üzere ekipman hijyeni hususunu arife günü bir kez daha hatırlatmak istedik.

Dünya Veteriner otoritelerinin bildirimlerinde, şarbon, brusella ve E. coli O157:H7 başta olmak üzere bulaşabilecek 230 dan daha fazla sayıda zoonoz hastalık insanlara geçebildiği belirtilmektedir. Sadece bir tanesini incelediğimizde; Akademik kuruluşların yaptığı piyasa araştırmaları neticesinde, maalesef ülkemizde de E. coli O157:H7 nin varlığı tespit edildiği bilimsel kaynaklarda görülmektedir. İnsanların ve hayvanların bağırsaklarında yaşayan, E coli’nin en tehlikeli tipi olarak bildirilen E. coli O157:H7 kanlı ishale, özellikle 10 yaş altı çocuklar ile ileri yaşlı insanlarda böbrek yetmezliğine ve ölümlere neden olduğu bilinen gerçektir. E. coli O157:H7 çoğunlukla sığırlardan ve sığırdan elde edilen et ürünlerinden insanlara geçen gıda kökenli enfeksiyonlara neden olan patojenlerdendir. Temiz etlere bulaşmanın ana kaynağı bağırsaklarla veya içeriğiyle temas eden bıçaklar gelmektedir.

Bilindiği üzere kesim için kullanılacak bıçak paslanmaz krom çelik malzemeden olmalı, mümkünse sapı da aynı malzemeden veya sert plastik vb. malzemeden olmalı ve aynı zamanda çok iyi bilenmiş olmalı ki kesim esnasında bir defada işlem görmesi sağlanmalıdır. Çapraz bulaşmanın en çok meydana geldiği noktalardan birisi de bıçakların kullanımıdır. Sapları farklı renklerde olması tercih edilen, kesim bıçağı, deri sıyırma bıçağı, kemik sıyırma ve et parçalama bıçakları ile iç organlar için kullanılacak bıçaklar ayrı ayrı temin edilmeli ve sadece görevine uygun alanda kullanılmalıdır. Özellikle, iç organlar için kullanılan bıçaklarla kesinlikle temiz etler doğranmamalıdır. Askı kancaları, masat kullanımı, satır, balta ve et döveceği de paslanmaz krom çelik malzemeden olmalı ve kullanırken bulaşma tehlikesine dikkat edilmelidir.

Ayrıca, çapraz bulaşmanın en çok meydana geldiği noktalardan diğeri olan ve yılda bir defa kullanılan mutfakta bir köşede veya kilerde, depoda bekletilen kısmen paslı ve küflü hijyen yönünden uygunsuz kıyma makinalarıdır. Bu durumdaki makinalar kullanılmamalıdır. Bunun için tüketicilere önerimiz, çok cüzi fiyatlarda, bu konuda hizmet veren ve hijyen yönünden güvendiğiniz mahalle veya market kasabınızın her gün aktif kullandığı kıyma makinalarından yararlanmalarıdır. Kıyma makinasının ezici döner topu, aynası ve bıçağı ve hatta aynayı sökmek için kullanılan bilezik parçası dahil paslanmaz krom çelikten yapılmış ve sürekli kullanıma hazır tutulan kasaplarımızda ki kıyma makinalarında ayrıca ısınmaya ve bakteri üremesine engel olacak şekilde soğutucu aparatı olan makinalardır. Hayırlı Bayramlar.

Vet.Hekim Dr. Can DEMİR